top of page
Açık Çizgili Defter

Frekansı Yükseltme Ritüelleri

Enerji tazeleme ve Frekans Yükseltme
Enerji tazeleme ve Frekans Yükseltme

Frekansımı Yüksek Tutmak İçin Yıllardır Yaptığım Küçük Ritüeller

Bana sık sık "Enerjini nasıl bu kadar dengede tutuyorsun?" diye soruyorsunuz. Aslında bunun tek bir mucizevi sırrı yok. Hayatımın bütününe yayılmış, yıllardır farkında olmadan ya da bilinçli olarak uyguladığım küçük ritüeller var. Bazıları bilimsel temellerle açıklanabiliyor, bazıları ise tamamen iç sesimin bana rehberlik ettiği alışkanlıklar.

Hepimiz insanız ve duygularımızda dalgalanmalar ile beraber enerjimizde de düşüşler ve çıkışlar yaşayabiliyoruz. Önemli olan bunları yaşamamak değil, yaşadığımızda neler yapacağımız ve bu durumları hafif atlatabilmek için gerekenleri uygulamak.

İşte benim her gün kendime döndüğüm, frekansımı korumak adına vazgeçmediğim o küçük adımlar...


Doğayla Temas Etmek

Her fırsatta toprağa, bir ağacın gövdesine, çimlere ya da denize dokunurum. Hiç birine imkanım yoksa pencereden bakabileceğim en uzak noktada doğaya, gökyüzüne (gece, gündüz) yada etrafta görünen ağaçlara bakarım. Doğa bana göre sadece izlenecek güzel bir manzara değil; sinir sistemini kökünden yeniden ayarlayan, yaşayan canlı bir frekanstır. Bazen sadece bir ağaca (ondan özür dileyip izin alarak) yaslanır, bazen yaprakların rüzgardaki sesini dinlerim (bunu gerçekten çok severim). Çoğu zaman aradığım cevaplar, tam o sessizliğin içinden süzülerek gelir. Bir gül görsem koklamadan geçmem, çiçeklere yada bitkilerdeki taze yapraklara zarar vermeden dokunmak heer zaman iyi gelir.

Suya Niyet Yüklemek

Duş alırken, denizde yüzerken ya da sadece bir bardak su içerken... Zihnimdeki niyetimi kelimelere döker ve içimden tekrar ederim. Çoğunlukla cam bardağımın altına orgonit bardak altılığı koyarım. Zaman zaman ihtiyaç duyduğum sayı sekanslarını eklerim. Su, sadece fiziksel bir ihtiyaç veya arınma aracı değil, aynı zamanda muazzam bir taşıyıcı elementtir. Bu yüzden suyla temas ettiğim her an,

ağzımdan çıkan ve kalbimden geçen kelimelerin frekansına ekstra dikkat ederim. Özellikle duş sırasında ilahi kanaldan gelen şifaya kendimi açar, dini ritüelimden sonra, çakralarımın dengelenmesine, hizalanmasına, uyumlanmasına, eril ve dişil enerjimin dengelenmesine niyet ederim. Negatif ve artık bana hizmet etmeyen enerjilerden özgürleşmeye niyet ederim.

Her Gün Şükredecek Bir Şey Bulmak

Bazı günler şükür listem alabildiğine uzun ve coşkuludur. Bazı zor günlerde ise sadece "Bugün de nefes alabiliyorum" demek bile kalbimi hafifletmeye yeter. Şükretmek, evrene kuru bir teşekkür sunmaktan çok daha fazlasıdır; zihni yokluktan çıkarıp, varlığa ve bolluğa alıştırma pratiğidir. Çokta beklediğim gibi olmayan ama beni ayakta tutan durumları şükürle beslemem ve "Hamdolsun" derim. Asla "Şükür ki o durumda değiliz." gibi negatif bir yerden şükretmemeye özen gösteririm. Negatif durumu yaşayanlara Allah'tan kolaylık dilerken, kendimin ve ailemin sağlığı / refahı / huzuru vb. için şükrederim.

Enerji Alanını Korumak

Kalabalık ortamlara girmeden önce, derin seansların eşiğinde ya da meditasyonlarıma başlarken bu adımı hiç atlamam. Hem kendim hem de ailem için ışıkla çevrili, güçlü ve geçirgen olmayan bir koruma alanı oluşturduğumu ve bu alanın kalbimden çıkarak 360 derece büyüyüp tüm enerji alanımı içine aldığını hayal ederim. "Bu alandan içeri sadece sevgi, şifa ve ışık girebilir diyerek alanımı mühürlerim." Çocuğuma, eşime, yaşarken köpeğime, evden ayrılmadan evime, yola çıkarken arabama her zaman uygulamışımdır. Bu imgeleme, beni dış dünyanın kaosundan uzak tutarak kendi merkezimde sabitler. İçerden bu alanı yırtıp delmemek için yargı, dedikodu ve şikayet frekansında kalmamaya özen gösteririm.


Yaşam Alanının Enerjisini Temizlemek

Bazen kadim bir tütsünün kokusuyla (köşelere ve her bir odaya, balkonlar dahil), bazen pencereleri sonuna kadar açıp rüzgarı içeri davet ederek, bazen de sadece alana eşlik eden güzel bir müzik, bakara suresi ve saf niyetlerle... Çünkü şuna gönülden inanıyorum: Sadece bizim değil, içinde yaşadığımız, anılarımızı biriktirdiğimiz mekanların da düzenli olarak nefes almaya ihtiyacı var.

Sarkaçla enerji alanımı temizlerim

Daha derin temizlikler için sarkaçla frekans çalışmaları yaparım, ayrıca oda oda gezerek sarkaçla derin temizlik yaptığım da çok olmuştur.

Eşzamanlılıkları Fark Etmek

Yoluma çıkan beyaz bir tüy, aniden omzuma konan bir kelebek, tam ihtiyacım olan anda bir kitapta karşıma çıkan o sihirli cümle ya da peş peşe gördüğüm sayılar... Ben bunları körü körüne, batıl bir şekilde yorumlamam. Ancak hayatın bizimle küçük, zarif işaretler ve eşzamanlılıklar aracılığıyla konuştuğunu fark etmeyi ve buna gülümsemeyi seçerim. Mesela 7. kattaki odama giren çekirge benim için işarettir :)

Kelimeleri Özenle Seçmek

Düşünceler tekrarlandıkça inançlara, inançlar kalıplaşarak davranışlara, davranışlar ise bir süre sonra kaçınılmaz olarak yaşamımıza dönüşür. AYnı zamanda her bir sayının ve her kelimenin bir frekansı vardır. Bu yüzden dilime dökülen her kelimeye dikkat ederim. Cevabını deneyimle almak istemediğim sorular sormam (Mesela, "O kazayı nasıl yapmış?" gibi) Sadece ezberlenmiş olumlamalar söylemek yerine, söylediğim her bir kelimenin hücresel düzeydeki titreşimini kalbimde hissetmeye çalışırım.

Gün İçinde Yeniden Merkeze Dönmek

Gün akarken her şey üst üste gelebilir, zihnim oradan oraya dağılabilir. Böyle anlarda derin bir duraklama yaşarım. Alınan birkaç derin ve bilinçli nefes, çok kısa bir meditasyon ya da sadece birkaç dakikalık mutlak bir sessizlik bile beni dışarıdaki dalgalardan kurtarıp tekrar kendi güvenli limanıma, kendime getirir.

Frekansı Korumayı Seçmek (Zihinsel Hijyen)

Her tartışmanın içine çekilmemeyi, her negatif haberi körü körüne takip etmemeyi ve her ağır enerjiyi üzerime katman katman almamayı öğrendim. Bunu hayattan veya sorumluluklardan bir kaçış olarak görmüyorum; aksine, bu benim için ruhsal ve zihinsel bir hijyen çalışmasıdır. Bir örnekle perçinlemem gerekirse, sadece dertlerini bana anlatan, yaşadığı güzel olayları değil sorunlarını çöpmüş gibi alanıma bşaltan kişilere, ne söylersem söyleyeyim kurban olmayı seçenlere sınırlar çizerim.


Her Gün Küçük Bir Yaratım Pratiği Yapmak

Hayat, büyük mucizelerden ziyade her gün yaptığımız o çok küçük seçimlerle yön değiştirir. Her sabah kendime şu üç soruyu sorarım: Bugün nasıl hissetmek istiyorum? Bugün hangi düşünceyi beslemeyi seçiyorum? Bugün hayatı hangi frekanstan yaşayacağım? Bu sorular benim için günün rotasını çizen pusulalardır.

Duygu farkındalığı Zihin bu yıllar süren alışkanlıklarını kolay bırakmaz, o her zaman geçmişten duyduğu öğretiler, deneyimlerinden çıkardığı dersler ve alıp kabul ettiği inanç kalıpları ile, gelecekteki tüm o tehlikelerden bizi korumak için anda kalamadan, gelecek için-olabilecekler için endişe, kaygı içeren senaryolar üretmeye alışıktır. Bu onun düşman olmasından kaynaklanmaz elbette. Ben sık sık hangi duyguda olduğumu kontrol eder, kaygı, korku yada stresdeysem bunu fark eder, derin bir nefes verir "Sevgiyle bu duygudan özgürleşmeyi seçiyorum." derim.

Yıllar süren içsel yolculuğumda ve danışanlarımla yaptığım çalışmalarda şunu çok net öğrendim: Frekans yükseltmek, tek seferlik büyük ve abartılı ritüellerle kalıcı olmuyor. Asıl büyük dönüşüm, her gün bıkmadan tekrar edilen o küçücük, bilinçli seçimlerde saklı.

Belki de yüksek frekans dediğimiz şey; kendimize, bedenimize, doğaya ve hayatın mucizelerine her gün biraz daha farkındalıkla yaklaşmayı seçmektir. Ben de hâlâ öğreniyorum, hâlâ her gün yeni bir şey keşfediyorum. Ve bu yolculuğun en güzel yanı da tam olarak bu bitmeyen keşif süreci. Sevgi ve Işıkla, Zeynep İzgi

 
 
 

Yorumlar


bottom of page